/ Tunceli

Tunceli, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan bir ilidir.

Kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Nehri, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi bu bölgede de çağlar boyunca pek çok uygarlık yaşamıştır. Orta Çağdan kalma ve bugün hâlâ iyi durumda bulunan Pertek Kalesi ve Munzur Vadisi Millî Parkı görülmeye değer güzellikleridir.

Tunceli’nin yerleşimleri: Tunceli (merkez), Çemişgezek, Hozat, Mazgirt, Nazımiye, Ovacık, Pertek ve Pülümür’dür. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilçeyle beraber 8 ilçe, 2 belde ve 342 köy vardir.

 

KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Tunceli_(il)

 

 

 

 

 

ADNAN ÖZYALÇINER - BİR DAĞ KENTİ TUNCELİ 

(…) Mazgirt Köprüsü’ne ulaştık. Burada dağlarla iç içeydik. Soldaki yüksek tepelerin eteğinde gü zel bir kahve vardı. Kente gelenlerin karşılandığı ya da uğurlandığı bir yer olmalıydı burası. Sağda iki yanı ağaçlıklı, sırtını yeşil tepelere yaslamış olan Munzur Irmağı ağır ağır akıyordu. Biz ge lir gelmez, yağmur dinmiş, güneş açmıştı. Çiçeklerle donanmış olan ağaçlar gelin gibiydi. Otların arasında renk renk kır çiçekle ri bitmişti. Dağlar, iki yana açılan kollarıyla Tunceli’yi kucaklıyor du. Arabayı durdurup aşağı indik. Kollarımızı iki yana açarak ilk kez derin bir soluk aldık. Biz de böylece Tunceli’yi kucaklıyor gi biydik. Kır çiçeklerinin kekremsi kokusuna karışan kekik, nane kokularını içimize çektik. Yüreklerimiz ferahladı. Baktım, dağla rın yeşili koyulaşarak artmış, karlar doruklara doğru çekilmişti. 

Tunceli’yle burada kucaklaştıktan sonra arabaya binip hızla kente yöneldik. Munzur, yol boyunca bizi izledi. Buralarda ağır ağır akışının nedenini, Uzunçayır süzme barajının yapım çalış malarını görünce anladım. Munzur’un yolu kesilmişti burada. Kente girişte Pülümür’den gelen Harçik Çayı ile birleşerek köpüre köpüre akıyordu. Gerçek Munzur, bu olmalıydı. Taştan taşa atlayan, sınır tanımayan, gözelerinden süt beyazlığında fışkıran sulara uygun bir biçimde. Arada bir durgunlaştığı, bulanıklaştığı kıyılarda kumluklar arasına sıkışmış küçük birikintilere sızan su larının kimi zaman kan rengine dönüştüğü de olurdu. 

Tunceli, dağlar arasında, yüksek bir tepeye kurulmuş inişli, yokuşlu bir kent.

(…)