/ Şanlıurfa

Şanlıurfa, eski ve halk arasındaki kısa adıyla Urfa, Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık dokuzuncu şehri. 2016 sonu itibarıyla 1.940.627 nüfusa sahiptir. Doğuda Mardin, batıda Gaziantep, kuzeyde Adıyaman, kuzeydoğuda Diyarbakır illeri ve güneyde Suriye ile sınırı vardır. Şehrin eski isimleri Ur, Urhoy, Urhei, Orhei, Orhayi, Ruhai, Ruhha, Ar-Ruha, Reha ve Edessa’dır. Kurtuluş Savaşında gösterdiği başarının hatırasından dolayı 1984 yılında “Şanlı” unvanını almıştır.

Şanlıurfa’nın 13 ilçesi vardır. Ortalama yükseltisi 518 metre olan Şanlıurfa, 19.451 km2‘lik yüz ölçümü ile Türkiye’nin en büyük yedinci ilidir.

 

KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Şanlıurfa

 

 

 

 

BEKIR YILDIZ - GAFFAR ILE ZARA

(…)Yolun iki yanında düvenler dönüyor, ufalanan ekinler, cılız bir yelin ağzında esiyordu. Çok ötelerde homurdayan ağanın traktörü de, güneşin ışıkları altında, kırmızı rengiyle bir o yana bir bu yana akan ateş gibi göze çarpıyordu. (…) Az ötede, Urfa’dan gelen, Anteb’e, oradan da ta İstanbul’a kadar uzanan asfaltın bir bölümü göründü. Urfa’dan gelen yol, Fırat’ın iki yamacını kavuşturan uzunca bir köprüyle ekleniyordu. Fırat’ın kenarında kendirler kimi yerde kümelenmiş, kimi yerde de piramitleştirilip kurumaya terk edilmişti. (…)

 

 

 

IŞIL ÖZGENTÜRK - URFA, KENTIM BENIM

Bu kente ne zaman gelsem, çocukluğuma ait bir öz gürlük duygusu sarıp sarmalar beni. Balıklı gölün orada günlerce, gecelerce dururum. (…) Arap kadınlarının aşk ayinlerine katılır, seslerini ödünç alırım onların. Kilise avlularının serinliğinde tutkudan söz ederim.. Sarı saçlı, yüzü dövmeli bir kız çocuğu ansızın yolumu keser. Ga zete kâğıdından yapılmış, küçük beyaz yasemin çiçekleriyle dolu bir külah uzatır bana. (…)

Kız çocuğu usulca elimden tutar, karanlık dehlizlere dalarız. Birlikte geçeriz bin yıllık tarihinden kadınların. Her yanımız bir başka renk. Nar kırmızısı, ördek yeşili, güz sarısı. Sonsuz bir mavinin içinde bir kadın bir kara sevda öyküsü anlatır, o anlatırken bilinmeyen bir yerler den mavi yeleli atlar çıkıp gelir, su başında dururlar. Su daki akisleri evlerin duvarlarına vurur, film olur her şey. Evlerden birinde yanık sesli bir adam sıra gecesine ha zırlanır. Siyah takımını çıkarır yüklükten. Yıllardır aynı takımı giyer, ama siyah koruyucudur, yılları belli etmez. Sabah üç yumurta içti, gün batınımda üç tane daha içe cek. Heyecanlıdır. Karanlık bastığında bir fıstık ağasının konağına gitmek için yola çıkacak; sıra gecesi orada ya pılıyor. Kadınlar her zamanki gibi gene perde arkasında olacaklar, erkeklere sadece tek bir kadın hizmet edecek. Kömür gibi siyah gözleri olan bir kadın. Adam biliyor bunu, heyecanı bundan, o kömür gözlü kadın için söy leyecek bütün şarkılarını, yıllardır söylediği gibi. (…)