/ Osmaniye

 

Anadolu; iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle tarihin her döneminde cazibe merkezi olmuş; birçok devlet bu topraklara sahip olmak için birbirleriyle savaşmışlardır. Bu nedenle Anadolu pek çok istilâ ve savaşlara  şahit olmuştur. Tarihin akışı içerisinde Hititler, Asurlar, Persler, Romalılar, Bizans ve Türkler Anadolu’ya sahip olmuşlardır.

Çukurova’nın doğusunda yer alan Osmaniye ilimiz, binlerce yıl yerleşim görmüştür. Buraların tarihi, bilinen en eski dönemlere kadar uzanmaktadır. İlk çağlardan itibaren Hitit, Asur, Pers, Grek, Roma, Bizans gibi devletler ile bazı kavimlerin yaşayışlarına sahne olmuştur. Daha sonra Emevi ve Abbasilerin yaşadığı bu topraklara, Türklerin Anadolu’yu fethi ile 1080 yıllardan itibaren Türk aşiretleri gelmiştir.12 yy. başlarından itibaren bölge Türk yurdudur.

 

KAYNAK: https://osmaniye.ktb.gov.tr

 

 

 

 

YAŞAR KEMAL - TENEKE
 (…)

Köyün evlerinin hemen hepsi huğdu. Başka köylerde huğun çiti cilpirti çalılarıyla örülür. Bura da çitler kamıştandı. Kamış çitlerin çok yerlerini çamurla sıvamışlardı. Evlerin rengi yeşile çalan bir boz renkteydi. Üstü ince sazlardandı. Sazlar kat kat vurulmuştu. Çinko gibi sağlamdı. Sazlıderen’in ev leri yağmurda bu yüzden akmazdı. Sazlar bozarmıştı. Kaim sazların ağırlığı, hele su çekince, ince ka mış çitleri çökertmiş, köyün bütün huğlarının çit leri ya sağdan, ya soldan, ya önden ya arkadan bir yerinden bel vermişti.

(…)  

 

 

 

YAŞAR KEMAL - KIMSECIK

 (…)

İsmail Ağa geldi her zamanki oturdukları yere, büyük yaygın, bir yanı sivrilip göğe doğru ağmış, kırmızı damarlı çok mor, kuzeye gelen yanını yeşil beneklerin bezediği ka yalığın gündoğu yanına, namaz kıldığı yerin on beş adım kuzeyine vardı, belini kayalığa dayadı oturdu. Buradan aşa ğıdaki tarlalar, tarlaların ortasındaki küçücük bir ada gibi duran Adaca kayalığı, tarlaları ikiye bölen ak tozlu yol, da ğı çevreleyerek bir yılan gibi kıvrılarak akan öteki yol, kale, kalenin yamaçları, aşağıdaki dümdüz ova, karşıda, mo raran kırmacalı Sümbülkaya burnu, Gökburun kayalıkları, bu kayalığın tam ucundan ırmak geçer, kayalığın gölgesi her zaman suya düşerdi, Osmaniye altları, oraları hep bir toz bulutu altında olurdu, ovaya serilmiş akan Ceyhan ırmağı bütün dönemeçleri, kıvrımlarıyla, Toprakkale, Telkubbe, Akdenizin üstünden buraya doğru ağmış ak bulutlar, ovanın mavisi ortasında kararan Sakarcalık köyünün top ağaçları, Tecirli bucağı, Kırmıtlı, göçmen köyü Yeniköy incecik minaresiyle buradan olduğu gibi gözüküyorlardı. Payasm altından bir toz bulutu kalkmış geliyordu.

(…)