/ Ordu

Ordu, Türkiye’nin en kalabalık otuzuncu şehri. 2019 Yılı verilerine göre nüfusu 754.198’dir.

Karadeniz Bölgesinde,Orta ve Doğu Karadeniz bölümünde yer alan ilin kuzeyinde Karadeniz, güneyinde Tokat ve Sivas illeri, batısında Samsun, doğusunda Giresun ili vardır. Büyükşehir statüsünde olan Ordu ili, 19 ilçeden oluşmaktadır. Yüz ölçümü bakımından en büyük 57. ildir.Bölümü Doğu Karadeniz’dir.

Osmanlı döneminde, 1920 yılında, bağlı olduğu Trabzon Vilayeti’nden ayrılmış, 4 Nisan 1920 tarihinde il statüsüne kavuşmuştur. 2016 yılında TÜİK verilerine göre 19 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 741 mahalle bulunmaktadır.İl merkezinden doğuya gidildikçe Gülyalı, batıya sahil kara yolundan gidildikçe Perşembe, otobandan gidildikçe Fatsa ilçelerine ulaşılır.

 

KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ordu_(il)

 

 

 

 

İBRAHIM DIZMAN - ORDU: BIR KÜLTÜRLER HARMANI

(…)Fatih Sultan Mehmet dönemi Osmanlı kayıtlarında “Bölük-i Niyabeti Ordu” adıyla geçiyor kent. Sonraki yüzyıllarda “Bayramlı”, “Bucak” adlarıyla da anılmış. 19. yüz yıla kadar yörenin değişik yerlerinde, bazen deniz kıyısın da, bazen dağ yamaçlarında değişik adlarla varlığını sür dürmüş. 1869’da bugünkü adını almış. Aynı dönemin ka yıtlarına göre, bin yıllar içinde gelip geçen kavimlerin bir izi olarak Türk, Rum ve Ermeni topluluklarından oluşmuş kent sakinleri. 

Yöre mimarisi de bu üç topluluğun izlerini taşıyor. Türk, Rum, Ermeni ustaların ellerinde biçimlenen ev, cami, kale çeşme ve köprü gibi yapıtlar bu bireşimin halen yaşayan örneklerinden. Kemer Köprü üzerinde bir zamanlar var olduğunu bildiğimiz Rumca “Bu köprüden geçenler selâmete kavuşsunlar” yazıtı da Türk mimarisindeki bir geleneğin zaman içinde diğer kültürlere de geçebildiğinin ilginç bir örneği. 

 (…)Ordu, fındıkla hamsinin arasına sıkışmış bir kent. İn sanları, düşlerinden oyunlarına kadar dağla deniz arasın da kalmışlığın duygusunu anlatmaya çalışıyor. Mayıs ayın da “yine yeşerdi fındık dalları” türküsüyle şenlenen dağ yamaçları, Ağustos’la birlikte hüzünlü türkülere dönüşü yor. Yurdun dört bir yanından köyüne fındık toplamaya ko şan Ordulular, harman sonundaki Altın Fındık Şenliği’nin hızla geçen günlerine yeni bir “fındık ayının” anılarını bı rakıp dağılıyorlar. Belki bir de Mayıs Yedisi’nde gelecek ler memleketlerine. Yeni takvimle 20 Mayıs’a rastlayan gün de, Hızır’la İlyas’ın dalgalar arasında buluşmasını kutlayacaklar. Çoluk çocuk sandallara binip yedi dalga üzerinden geçecekler, içlerinden dilekler tutacaklar. Birçoğunun di leği belki de bu geleneğin yitip gitmemesi olacak.