/ Eskişehir

Eskişehir, Türkiye’nin en kalabalık yirmi beşinci şehridir. 1993 yılında çıkarılan kanunla Büyükşehir Belediyesiolmuştur. Nüfusu 2015 yılına göre 826.716’dir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesive Anadolu Üniversitesi’nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir.

Met helvası, Nuga helvası, Haşhaşlı çörek, Kalabak suyu, çibörek ve lületaşı ile meşhurdur. Ayrıca balaban kebabı da Eskişehir mutfağında önemli bir yer almaktadır. İşlenebilir lületaşı, Türkiye’de yalnız Eskişehir’de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak bilinir.Türkiye’de Eskişehir ve Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan akbaş da şehre ait önemli değerlerdendir. Sanat kurumları ve tesisleri ile kültür ve sanatta gelişmiş bir şehirdir. Anadolu Üniversitesi ve büyükşehir belediyesi bünyesinde iki adet senfoni orkestrası bulunmaktadır. Ayrıca her yıl düzenlenen Uluslararası Eskişehir Festivali ile şehirde müzik, tiyatro, resim ve sinema dallarında sergiler ve gösteriler yapılmaktadır.

Eskişehir günümüze kadar değişik uygarlıklar altında varlığını sürdürmüştür. Üzerinde kurulan medeniyetlerden bazıları Frigya, Bizans, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu’dur.Eskişehir 2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği unvanlarını taşımaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

SENNUR SEZER-ESKIŞEHIR ŞIIRLERI

Kıvılcımlar yay çizerdi gecede

savurdukça küreğini ateşçi

kıvılcımlar ilerlerdi

 (Sabah

çocuklar rayların arasından toplardı

sıcaklığını yitirmiş ateşleri)

Kara kuru bir çocuktum,

bana benzer çocuklar çalardı kapıları,

ellerinde torbalar:

 “Hanım kömür ister misin?”

(Ben de yastıkları vururdum sırtıma

ve yansılardım yaşıtlarımı)

Annemin gözleri kıvılcımlanırdı

kıvılcımlar çizerdi geceyi

yükselirdi sesi

makasa giren lokomotifin

(Rayların üzerinde çocuk ayakları

rayların üzerinde

savaş yılları)

Ateşçinin küreği

ne çok yıldız savururdu geceye

ne çok ekmek...

 

 

 

 

 

 

 

HAYDAR ERGÜLEN

“Eskişehir insana şiir yazdırır, ama yazdırdığı şiirler ancak benim yazdığım gibi olur. O yüzden de çok büyük şiirler çıkmaz. Fakat kendi hâlinde, şiirle uğraşmak için gerekli duyguyu verir. Eskişehir’in kendisi enerji dediğimiz, sakinlik dediğimiz kalbinize ne gelirse taşıyan bir şehirdir. O yüzden öncelikle şiir bir yana iyi ki Eskişehir gibi bir şehir var diye düşünüyorum.”