/ Bursa

 

Bursa, Türkiye’nin en kalabalık dördüncü şehri. 2019 itibarıyla 3.056.120. 2016 Dünya Yaşanabilir Şehirler sıralamasında dünyada 28. Türkiye’de 1. sırada yer almaktadır. Marmara Bölgesinin Güney Marmara bölümünde, 40° batı boylam ve 29° kuzey enlem daireleri arasında yer alır. Eski adı Hüdavendigâr’dır. Kuzeyinde Marmara Denizi ve Yalova, kuzeydoğuda Kocaeli ve Sakarya, doğuda Bilecik, güneyde Kütahya ve batıda Balıkesir illeri ile çevrilidir.

Ekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş kentlerinden biri olan Bursa doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır. Bursa’da en çok Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine ait tarihî eserlerin bulunmasının sebebi ise, Bursa’nın Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olmasıdır. Bursa alışveriş merkezleri, parkları, müzeleri ve çarşısıyla bölgede öne çıkar. Ayrıca Bursa Marmara bölgesinin İstanbul’dan sonra gelen ikinci büyük şehridir. Türkiye’nin en önemli birkaç sanayi kentinden biridir. Şehir İstanbul’dan sonra en büyük ikinci ihracatı gerçekleştirmektedir. Şehrin futbol takımı Bursaspor 2009-10 sezonunda Süper Lig şampiyonudur.

Bursa, sanayi istatistiklerine göre Türkiye’nin en büyük sanayi kenti ve otomotiv üretim merkezidir. CNN International tarafından Türkiye’nin Detroit’i yakıştırması yapılmıştır. Tofaş-Fiat, Renault, Bosch, Peugeot, Karsan Otomotiv, binek otomobil ve ticari araçlar ile Cobra Güleryüz otobüs fabrikaları Bursa’da bulunmaktadır. Bursa’nın otomotiv sanayinin Türkiye’de merkezi olmasından dolayı kurulan Bursa Otomobil Müzesi yine bu şehirde bulunmaktadır.

 

KAYNAK: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bursa

 

 

 

 

AHMET HAMDİ TANPINAR- BURSA’DA ZAMAN

Bursa'da bir eski cami avlusu,

Küçük şadırvanda şakırdıyan su;

Orhan zamanından kalma bir duvar...

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar

Eliyor dört yana sakin bir günü.

Bir rüyadan arta kalmanın hüznü

İçinde gülüyor bana derinden.

Yüzlerce çeşmenin serinliğinden

Ovanın yeşili göğün mavisi

Ve mimarîlerin en ilâhisi.

 

Bir zafer müjdesi burda her isim:

Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim

Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın

Hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın.

Güvercin bakışlı sessizlik bile

Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle.

Gümüşlü bir fecrin zafer aynası,

Muradiye, sabrın acı meyvası,

Ömrünün timsali beyaz Nilüfer,

Türbeler, camiler, eski bahçeler,

Şanlı hikâyesi binlerce erin

Sesi nabzım olmuş hengâmelerin

Nakleder yâdını gelen geçene.

 

 

Bu hayâle uyur Bursa her gece,

Her şafak onunla uyanır, güler

Gümüş aydınlıkta serviler, güller

Serin hülyasıyla çeşmelerinin.

Başındayım sanki bir mucizenin,

Su sesi ve kanat şakırtılarından

Billûr bir âvize Bursa'da zaman.

 

 

Yeşil türbesini gezdik dün akşam,

Duyduk bir musikî gibi zamandan

Çinilere sinmiş Kur'an sesini.

Fetih günlerinin saf neşesini

Aydınlanmış buldum tebessümünle.

 

 

İsterdim bu eski yerde seninle

Başbaşa uyumak son uykumuzu,

Bu hayâl içinde... Ve ufkumuzu

Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,

Havayı dolduran uhrevî âhenk..

Bir ilâh uykusu olur elbette

Ölüm bu tılsımlı ebediyette,

Belki de rüyâsı bu cetlerin,

Beyaz bahçesinde su seslerinin.

 

 

 

 

REFİK HALİT KARAY -HAKK-I SÜKUT

(…) Uludağ’ın vakarlı şekli bir havagazı deposu gibi sanki geriliyor, şişiyor; patlayacak bir barut mahzeni, bir taşocağı gibi koparacağı gürültülerden evvelki o korkunç sükutiyle tehditkâr, bekliyordu. Aşağılarda fabrikaların ziftle boyanmış saç bacaları, ağızlarından hemen koparak aydınlığa karışan duman dilleriyle boşlukları yalıyor; koza saklamaya mahsus böcekhaneler geniş menfezlerinden içerilerinin gölge ve serinliği göstererek bu sıcak muhit içinde sakin, tatlı bir uyku ile dinleniyordu. (…)

 

 

 

 

 

AHMET NECDET- İNEGÖL HEY İNEGÖL

ben bir inegöllüyüm / inegöl güzel yurdum

ilk kez orada açtım dünyaya gözlerimi

bin dokuz yüz otuz üç senesinde

yıldızları ilk kez orada gördüm

ay ayazı bir mart gecesinde

ve ilk kez orda selamladım insanları

cin aralığı’na yakın iki katlı

çivit mavi badanalı bir evin

fesleyen kokan penceresinde